Üretim ve mali piyasalarda yaşanan daralma, reel sektörü olumsuz etkilemeye devam ediyor. Fakat bu etkileme, önceki aylara göre daha zayıf gibi gözüküyor. Hükümetin açıkladığı destek paketleri ve ekonomide uygulanan bir dizi tedbirler, piyasaları şu ana kadar olumlu bir şekilde etkiledi. İnsanımız her şeyden önce krizden psikolojik şekilde etkilendiği için, nakit sıkıntısı ve ödeme güçlüğü halen devam ediyor. Durumu müsait olan bazı insanlar bile, ödemelerini geciktirince iyileşme süreci gecikiyor. Halbuki durumu iyi olan firma ve kurumların bu dönemde daha dinamik bir ödeme yapmaları çok önemli. Kötünün dikkatli davranması gereken bir ortamda, iyinin de güzel adımlar atması beklenir...
Sanayi üretimine genel olarak baktığımızda, geçen yıla göre yüzde 20,9 oranında bir daralma gözükmesine karşılık, Mart ayında ki üretim miktarının bir önceki aya göre yüzde 13,4 oranında artmış olduğu gözleniyor. Mevcut gidişata göre, Nisan ayı üretiminin daha iyi olması bekleniyor. Sanayi ve Ticaret Bakanı Zafer Çağlayan’ın tespitlerine göre, sanayi üretiminde ve kapasite kullanımında dip noktaya gelinmiş bulunuyor. Bundan sonra ki süreçte, çıkışın devam edeceği ve 1-2 yıl içerisinde, ülkede yeni bir ekonomik canlanmanın başlayacağı tahmin ediliyor. Tüketici güven endeksi de, mart ayında yüzde 72,4 olurken, Nisan ayında ise yüzde 81,5 olarak gerçekleşti. Buda halkımızın ekonomiden umutlu bir bekleyiş içerisinde olduğunu gösteriyor.
Fakat genel kanaat, 2010 yılından itibaren olumlu havanın artacağı yönünde. Bu bakımdan İşadamlarımızın, hesaplarını ve planlarını şimdiden iyi bir şekilde yapmalarında fayda var. TUSKON Dünya Ticaret Köprüsü Türkiye İşadamları ve Sanayiciler Konfederasyonu(TUSKON), bu yıl ilk defa farklı bir etkinliğe imza atıyor. İş dünyası STK’ ları içerisinde yenilikçi olma vizyonunun sonucu olarak, 2009 yılında farklı coğrafyalar için ayrı ayrı programlar yapmak yerine, tüm dünyayı tek bir seferde ağırlayacak bir projeyi uygulayacak.
2-5 Haziran 2009 tarihlerinde İstanbul’da yapılacak “Türkiye-Dünya Ticaret Köprüsü” programına 150 farklı ülkeden 2 bin ithalatçı ile, Türkiye’den üç bin firmanın katılması bekleniyor. Bu zirvede 7 milyar dolarlık bir ticaret hacminin oluşması hedefleniyor. Bu önemli proje sayesinde, Kuzey Amerika, Latin Amerika, Batı Avrupa ve Ortadoğu gibi farklı ülkelerden işadamlarının katılımı sağlanmış olacak. Davet edilen yabancı firmaların kalitesinin ve alım gücünün yüksek olmasına bu yıl daha fazla özen gösteriliyor.
Küresel krizin etkilerinin en derin şekilde hissedildiği ve dış ticaretin her zamankinden daha önemli olduğu şu ortamda, geniş katılımlı böyle bir zirvenin düzenlenmesi çok anlamlı. İşadamlarımızın ve NEVŞEHİR firmalarının bu ticaret köprüsünü iyi değerlendirmelerini temenni ediyoruz.